Soyadı Değiştirme

Birçok sebepten dolayı kişiler soyadını değiştirmek isteyebiliyor. Özellikle de komik ve anlamsız soyadları pek çok kişi için can sıkıcı durumlara yol açabiliyor. Hatta bireylerin psikolojisini olumsuz yönde etkileyen soyadları bile var. Bu nedenle de mahkeme kararıyla soyadı değişikliği yoluna gitmek herkes için mümkün. Aynı zamanda evlilik ve boşanma gibi hallerde soyadı değişen kadınların evlilik öncesi soyadlarını kullanmaları için de bunu nüfusa bir dilekçeyle bildirmeleri yeterli. Peki, hangi durumlarda ve hangi yollarla soyadı değiştirilebiliyor? İşte soyadı değiştirme davaları ile ilgili bilinmesi gereken her şey!

Soyadının Değiştirilmesi İçin Neler Yapılması Gerekiyor?

Birçok farklı sebepten dolayı adını ve soyadını değiştirmek isteyenler olabiliyor. Ağırlıklı olarak ise soyadı değiştirme davalarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun için atılması gereken ilk adım ise elbette mahkemeye başvurmak. Bu noktada yeni bir değişiklikten de hemen bahsetmekte fayda var; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu‘nun ad ve soyadı düzeltilmesi başlıklı ek geçici 8. maddesinde yapılan değişiklikle, vatandaşlar bir defaya mahsus olarak mahkeme kararına ihtiyaç duymadan ad ve soyadı değişikliği yapabiliyor. Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun kapsamında vatandaşlar şu hallerde bir defaya mahsus soyadlarında değişiklik yapabiliyor:

  • Soyadları, Soyadı Kanunu’na aykırı olacak şekilde umumi edebe uygun değilse
  • Küçük düşürücü veya gülünç bir soyadı söz konusuysa
  • Soyadında yazım, imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmasından kaynaklı anlam değişikliği varsa mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurullarının vereceği kararla bir defaya mahsus soyadları değiştirilebiliyor.

Soyadı Nedir ve Neden Önemlidir?

İlk olarak altını çizmek gerekir ki soyadı doğumla kazanılan, kişiyi diğer bireylerden ayırarak tanınmasını sağlayan ve tabi kanunlar çerçevesinde korunan bir haktır. Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesine göre her birey haklı sebeplerin varlığı halinde soyadı üzerindeki hakka dayanarak soyadı değiştirme davası açılabiliyor. Ancak soyadı değiştirme davası ile nüfus ve tapu kaydındaki ismin düzeltilmesi davaları aynı olmadığını da bilmelisiniz. İsmin düzeltilmesi davalarında genellikle isim ve soyaddaki yazım hatalarının düzeltilmesi amacıyla dava açılıyor. Soyadı değiştirme davalarında ise bir hata nedeniyle değil, kişinin haklı sebeplere dayanarak kullandığı soyadını tamamen değiştirmek söz konusu oluyor ve bu amaçla dava açılıyor.

Soyadı Değiştirme Davası Nasıl Açılır?

Soyadı değiştirme davalarını kişiler direkt olarak kendileri açabilecekleri gibi bir vekalet vererek profesyonel avukat desteğiyle de soyadlarını değiştirebiliyorlar. Bu davalar için özel evrak aranmadığını belirtelim. Fakat yine de kişinin soyadı nedeniyle maruz kaldığı olumsuz durumlar belgelenmişse bunlar muhakkak mahkemeye sunulmalı. Soyadı değiştirme davalarında tanık beyanlarının çok önemli olduğunun da altını burada çizelim. Mahkemede 2 adet tanık bulunmalı ancak tanıklar da kesinlikle aileden olmamalı. Soyadı değiştirme davalarında Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Nüfus Memuru da yer alıyor. Dava sonucunda ise hakim her türlü belgeye veya tanık beyanına rağmen red kararı verebiliyor.

Soyadı Değiştirmenin Şartları

Soyadı değiştirmek için kişinin mutlaka haklı sebepleri olması gerekiyor. Buna göre soyadının komik, alaycı, onur kırıcı olması şartı aranıyor. Aynı zamanda kimse tarafından bilinmeyen bir isim olması da önemli. Öte yandan, kişinin soyadı mesleki hayatına zarar verecek bir soyadı ise yine değiştirilmesi için dava açabiliyor. Soyadı değiştirme davalarını 18 yaşını doldurmuş her birey açabiliyor. 18 yaşından küçük olanların vasi ile birlikte bu davayı açması gerekiyor. Hakim tarafında gerekli tüm incelemeler yapıldıktan sonra karar açıklanıyor ve yerel gazetede ilan ediliyor. Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yoluna gidilmezse verilen karar kesinleşmiş oluyor. Bununla birlikte kişi nüfus kaydında değişiklik yaptırarak yeni soyadını kullanmaya başlayabiliyor. Evli kadınların evlilik birliği devam ettiği sürece soyadı değiştirme davası açamayacaklarının da altını çizmekte fayda var.

Soyadı Değiştirmenin Haklı Sebepleri Nelerdir?

Soyadını değiştirmek isteyen kişilerin en azından şu haklı sebeplerden biri üzerinden mahkemeye başvurması gerekiyor:

  • Soyadın milli kültür örf ve adetlere uygun olmaması
  • Kişinin itibarını zedeleyecek şekilde soyadının alay konusu yapılması
  • Soyadının çirkin bir anlamı olması
  • Özel veya mesleki hayata zarar verecek nitelikte bir soyadın olması
  • Kişinin iş yaşamında başka bir isimle tanınıyor olması

Boşanma Avukatı

Evlilik birliğini sürdüremeyen pek çok çift soluğu Aile Mahkemelerinde alıyor ve boşanma davası açıyor. Boşanma davasından her iki taraf içinde hak kaybı yaşamadan sonuç almak içinse iyi bir boşanma avukatı desteğine ihtiyaç duyuluyor. Boşanma davaları çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere iki şekilde görülürken her ikisinde de dikkatli olunması gereken bazı özel noktalar bulunuyor.

Çekişmeli Boşanma Davası

Eşler ayrılma kararında dahi çoğu zaman uzlaşı sağlayamıyorlar. Bunun bazı özel sebepler var elbette. Böyle durumlarda açılan dava türü ise çekişmeli boşanma davası olarak görülüyor. Çekişmeli boşanma davalarında boşanmanın sebebi nedeniyle de bu şekilde ilerliyor olabilir ama bununla birlikte müşterek çocuğun velayeti, ortak malların, eşyaların paylaşımı ve nafaka gibi konular da sürecin çekişmeli boşanma davası olarak görülmesine neden olabilir. Çekişmeli boşanma davaları genellikle bir yıldan uzun sürebiliyor. Bunun birçok sebebi var. Özellikle de süreç içerisinde boşanma nedenlerinin araştırılması, delillerin toplanması, bilirkişi raporlarının gelmesi, tanıkların dinlenmesi nedeniyle dava süreci uzuyor. Uzman bir avukatın profesyonel desteği ise bu noktada daha önemli hale geliyor çünkü bu tarz davalarda süreci avukatın uzmanlığıyla kısaltmak mümkün olabiliyor ve 4-5 celse gibi kısa bir sürede davadan istenen sonuçlar alınabiliyor. Ancak takibi iyi yapılmayan davalar 3 ila 5 yıl aralığında oldukça uzun bir zamanda sonuçlanabiliyor.

Çekişmeli Boşanma Davası Dilekçesi

Çekişmeli boşanma davalarında dilekçenin doğru hazırlanması oldukça önemli çünkü dilekçe sürecin nasıl işleyeceğini de belirliyor. Çekişmeli boşanma davasına yönelik boşanma dilekçesi yazılırken dikkat edilmesi gereken noktalar olduğundan danışmanlık almayı ihmal etmemelisiniz. Çekişmeli boşanma davası dilekçelerinde eşlerin her ikisinin de tarafın kimlik ve adres bilgileri, boşanmaya sebep olan gerekçeler detaylı olarak yer almalı. Öte yandan tüm bilgi ve ispat edici belgeler de dilekçeyle birlikte mahkemeye sunulmalı. Boşanma davası açarken öne sürülen sebeplerin geçerli sebepler olması gerektiğini unutmayın. Aldatma nedeniyle boşanma davası açılıyorsa aldatmanın öğrenilmesi itibariyle 6 ay içinde dava açılmalı, aksi takdirde dava açma hakkı bulunmuyor. Boşanma davalarında boşanma nedeni kanıtlanamıyorsa davanın reddedildiğini bilmelisiniz.

Tek Taraflı Boşanma Davası

Eşlerden biri boşanmak istediği takdirde tek taraflı boşama davası açılıyor. Bu dava türü de çekişmeli boşanma davasına giriyor. Burada dikkat edilmesi gereken davayı açan tarafın yine dava gerekçelerini ispat etmesi yükümlülüğünün olması… Buna karşılık, davalı taraf boşanma sebeplerini reddedebilir ve karşı dava açabilir. Bu da davanın tahmin edilenden daha uzun sürebileceği anlamını taşıyor.

Tek Taraflı Boşanma Davası Hangi Koşullarda Açılabilir?

Tek taraflı boşanma davası açmak isteyen eşin dava dosyasına koyacağı geçerli bir boşanma sebebi olmalı. Boşanma talebini destekleyecek şekilde hazırlanmış bir boşanma dilekçesiyle birlikte Aile Mahkemesine başvurmak gerekiyor. Ancak bunları yaparken boşanma sebebinin de evlilik birliğini temelinden sarsacak bir sebep olması gerektiğini unutmayın. Aldatma ya da şiddetli geçimsizlik gibi sebepler, evlilik birliğini temelinden sarsan sebepler arasında yer alıyor. Eğer bu sebeplerden biri nedeniyle dava açılıyorsa ispat edilmesi zorunluluğu da bulunuyor. İspat edilmediği durumlarda dava mahkeme tarafından reddediliyor ve 3 yıl boyunca yeni bir boşanma davası açılamıyor.

Tek taraflı boşanma davası süreçleri her iki taraf için de karmaşık ve yıpratıcı bir süreç olduğundan hak kaybı yaşanmaması adına dava dilekçenizin doğru hazırlandığından, Medeni Kanuna aykırı olan herhangi bir husus bulunmadığından emin olmakta fayda var.

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

İster anlaşmalı olsun ister çekişmeli, eğer işler boşanma noktasına geldiyse dikkat edilmesi gereken özel bazı hususlar var. Özellikle müşterek çocukların bu durumdan nasıl etkileneceği göz önünde bulundurulması gereken en önemli konu… Bununla birlikte dikkat etmenizi tavsiye edebileceğimiz bazı noktalar şöyle:

  • Boşanmakta kararlıysanız anlaşmalı boşanmayı tercih edin. Böylece çok daha kısa ve yıpratıcı olmayan bir süreç geçirmiş olursunuz.
  • Anlaşmalı boşanma davası protokolünde şartların ve kullanılan ifadelerin anlaşılır ve açık olmasına özen gösterin.
  • Müşterek çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda önceden anlaşmaya varılmış olması da oldukça önemli. Böylelikle en önemli anlaşmazlık konusu çözüme kavuşmuş oluyor.
  • Nafaka, tazminat gibi konularda talepte bulunurken her iki taraf için de konu ele alınmalı ve karşı taraftan ödeyemeyeceği bir miktar talep edilmemeli. Aksi halde nafaka veya tazminat talep eden taraf da sıkıntılı süreçler yaşayabilir.
  • Boşanma kararı kesinleştikten sonra en geç bir yıl içinde yoksulluk ve maddi-manevi tazminat talebinde bulunabileceğinizin de altını çizelim.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Evlilik birliğini kurmak kadar eğer huzur ve güven içerisinde sürdürülemiyorsa sonlandırmak da eşlerin en doğal haklarından biri ve bu hak Türk Medeni Kanunu kapsamındaki bazı maddelerce kullanılıyor. Evliliği sürdüremeyen eşler bu kapsamda Aile Mahkemelerine başvurarak boşanma davası açabiliyor. Boşanma davaları ise anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak iki şekilde görülüyor. Anlaşmalı olarak görülen davalarda anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması gerekiyor.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Ayrılmak isteyen eşlerin boşanma konusunda ve boşanmayla ilgili tüm maddeler üzerinde anlaşmaya vararak mahkemeye başvurmaları sonucunda görülen davalara anlaşmalı boşanma davası deniyor. Günümüzde boşanma davalarının sayısı oldukça artmış durumda, bu davalar arasında anlaşmalı olarak görülen davaların sayısı da giderek arıyor. Çünkü anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli davalara göre çok daha kısa sürede hatta kimi zaman tek celsede sonuçlanabiliyor. Dava sonuçlandıktan sonra ise nafaka ve mal paylaşımı gibi konularda zaman aşımını da dikkate alarak eşlerden dileyen taraf yeniden bir dava açabiliyor.

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için her davada olduğu gibi öncelikle bir dava dilekçesi hazırlanması gerekli. Ancak bu davalarda dilekçeye ek olarak aynı zamanda anlaşmalı boşanma protokolü de hazırlanması gerektiğini hatırlatalım. İşte bu noktada boşanma avukatının desteği son derece önemli. Anlaşmalı boşanma protokolü eğer doğru bir şekilde hazırlanmazsa ve protokolde bazı maddeler eksik kalırsa dava hakim tarafından reddedilebiliyor ve çekişmeli olarak görülebiliyor. Boşanma avukatı ise doğru yönlendirmeleriyle hataların önüne geçiyor.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanmalı?

Boşanma protokolü için anlaşmalı boşanma davalarının can damarı dersek abartmış olmayız. Zira bu davaların sorunsuz şekilde görülebilmesi için ayrılık kararı alan tarafların ayrı bir dava konusu olabilecek her madde için aralarında anlaşmış olmaları ve anlaşmaya vardıkları her maddeyi mahkemeye sunmaları gerekiyor. İşte bu maddelerin mahkemeye sunulması için hazırlanan özel belgeye de anlaşmalı boşanma protokolü adı veriliyor. Peki, anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalı?

  • Mal paylaşımı
  • Eşya paylaşımı
  • Nafaka talebi varsa nafakanın türü, miktarı ve ödenme koşulları
  • Tazminat talebi varsa tazminatın miktarı ve ödeme koşulları
  • Varsa müşterek çocuk veya çocukların velayetinin kimde kalacağı
  • Soyadı kullanımı konularında eşlerin aralarında yaptıkları anlaşmalar maddeler halinde ve açık ve net ifadelerle anlaşmalı boşanma protokolünde belirtilmeli.

Boşanma Protokolü Ne Zaman Mahkemeye Verilir?

Boşanma protokolü, anlaşmalı boşanma davasında davanın açılırken dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulabiliyor. Bunun yanı sıra cevap dilekçesi ile birlikte de verilebiliyor. Verilmediği takdirde ise yargılamayı yapan aile mahkemesi tarafından hazırlanacak tensip zaptı ile birlikte istenebiliyor veya ön inceleme duruşmasında sunulması için taraflara süre verilebiliyor. Eğer mahkemenin verdiği süre zarfında hazırlanan protokol mahkemeye sunulmazsa davanın reddedileceğini unutmayın. Öte yandan, kimi zaman çekişmeli süren boşanma davalarında süreçten yıpranan, yorulan ve boşanmayı hızlandırma kararı alan eşler daha sonradan davayı anlaşmalı boşanma davasına çevirmek isteyebilir. Böyle bir durumda da mahkemeye bir anlaşma protokolü hazırlanarak sunulması gerekiyor. Başta boşanma ve gerekli diğer konularda anlaşamamış olan eşlerin süreç içerisinde boşanma protokolü ile söz konusu dava sürecini anlaşmalı olarak bitirmeleri mümkün. Çekişmeli boşanma davasında uzlaşma sağlandığı takdirde boşanma protokolü duruşmadan önce mahkemeye sunulabiliyor. Aynı zamanda duruşma sırasında da sunulabiliyor.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanabilmek için elbette yalnızca bir protokol hazırlamak yeterli değil. Bazı şartların da yerine getirilmiş olması gerekiyor. Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinde Anlaşmalı boşanma davasının şartları ise şu şekilde belirtiliyor:

  • Evlilik en az bir yıl sürmeli. Bir yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı olarak boşanmak mümkün değil.
  • Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davayı kabul etmesi gerekiyor.
  • Hakimin tarafları bizzat dinlemesi gerekiyor. Yani her iki tarafın da duruşmada bizzat bulunması şart! Çünkü hakim boşanma isteğini eşlerden sözlü olarak da duymak istiyor.
  • Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuyla ilgili olarak aralarında anlaşmış olsalar bile hakim bu anlaşma bakımından ikna olmadıysa boşanma kararına hükmetmeyebiliyor. Yani anlaşmanın maddelerinin hakim tarafından uygun bulunması da gerekiyor.

Boşanma Davası Nasıl Açılır, Sonuçları Nelerdir?

Aile Hukuku kapsamında yer alan boşanma davaları günümüzde en sık karşılaştığımız dava türlerinden biri. Çünkü özellikle modern çağın bir getirisi olarak evlenmek kadar boşanmak da doğallaştı ve aslında kolaylaştı. Şimdilerde evlilik birliğini devam ettiremeyen eşler kendi aralarında pek çok konuda uzlaşma sağlayarak boşanmayı tercih ediyor. Böylelikle hem dava daha kısa sürede sonuçlanıyor hem de yıpratıcı bir süreç yaşanmasının önüne geçiliyor.

Devamını Oku

Boşanma Nedir? Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Türk Medeni Kanunu’na göre herhangi bir sebepten ötürü evlilik birliğinin sarsılması ve devam ettirilememesi halinde kişilerin başvurabileceği hakka “boşanma” deniyor. Bu bağlamda da eşinden ayrılmak isteyen herkes boşanma davası açmak için 

Devamını Oku